Hikaye
Çin’in Yükselişi
Özel Teşebbüslere izin vererek kollektif tarım uygulamasını durduran Çin uzun yıllar sürdürdüğü kapalı ekonomik yapısını değiştirdi ve Dünya’nın en çok ihracat yapan ülkesi konumuna geldi.Ülkenin Dünya Ticaret Örgütü’ne katılımı ile üretim ve satış oranlarında rekorlar kırıldı , milyarlarca dolarlık yatırımlar Çin topraklarına yapıldı.
Askeri açıdan Dünya’nın en kalabalık ordusunu elinde bulunduran Çin,ordusunu modernize etmek için milyarlarca dolar harcadı.Silah,Uçak ve Tank fabrikaları için 200 Milyar Dolardan fazla yatırım yapıldı.Pentagon başta olmak üzere bir çok merkez Çin Ordusunu 21. Yüzyılın en büyük tehlikesi olarak görüyordu.

Global Kriz ve ABD ile Avrupa’daki Ekonomik Sorunlar
ABD’deki konut fiyatları kolaylıkla elde edilebilen tutulu satışlar sayesinde 2000’li yıllar boyunca büyük bir yükselme göstermişti.Piyasalarda bu sebepten dolayı oluşan iyimser hava neticesinde bankalar düşük gelirli aileler için krediler oluşturdular.Taşınmaz mal piyasasının değer kaybetmesi ile oluşturulan subprime mortgage kredi piyasası çöktü.Kredi faizlerini ödeyemeyen düşük gelirli aileler iflas etti ve konutlarına el koyuldu.
Bu kriz sadece küçük bir kısmı değil bütün ABD mali sistemini kısa bir süre içerisinde etkiledi.Elinde yüksek riskli konut kredisi tutan yatırım bankaları birer birer iflas etti.ABD’deki bu kriz kısa zaman içerisinde Avrupa’ya da sıçradı.Başta İngiltere ve İzlanda olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde taşınmaz mal piyasası aynen ABD’deki gibi büyük düşüş gösterdi.Birçok banka kapatıldı.
Altın ve petrol gibi değerli maddeler büyük ölçüde değer kazanırken ABD Dolarının değeri neredeyse bütün para birimleri karşısında büyük oranda değer kaybetti.Gıda fiyatları tarihin en yüksek düzeylerine ulaştı. Çin ve Hindistan gibi yüksek nüfuslu ülkelerde gelişen ekonomik büyüme bu ürünlere olan talebi arttırınca bütün Dünya’da aşılamayan bir ekonomik dengesizlik baş gösterdi.

Küresel Isınma ve Su Problemlerinin Artışı
II. Dünya Savaşı sonrası Dünya nüfusu 2 Kat , buna karşılık enerji tüketimi 4 kat arttı.ABD Dünya nüfusunun %4 ‘üne sahipken buna karşılık %25 oranda karbondioksit üretimi gerçekleştiriyordu. İnsanlar tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda , dünya atmosferi ve okyanusların sıcaklıklarında artış oldu.Bu ısınma sonucu Birleşmiş Milletlerin öngördüğü Su Problemleri baş gösterdi.Deniz Seviyeleri yükseldi.Gezegendeki canlı türlerinin %40’ı yok olma tehlikesi içerisine girdi.Güney Amerika ve Afrika’da milyonlarca insan su sıkıntısı ile boğuşuyordu.Kuzey Amerika’da kum fırtınaları tarım arazilerini yok etti.Dünya’nın yiyecek stokları hızla tükeniyordu.Milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak ümidiyle göçlere başlamıştı.Orta Doğu , Avrupa ve Orta Amerika ‘da nehirlerin paylaşımı yüzünden çıkan sorunlar bir çok ülkeyi savaşın eşiğine getirdi.
Kuzey kutbuna kıyısı olan ülkelerin -50°’ye varan aşırı soğuklar nedeniyle kullanamadıkları birkaç milyon kilometre karelik alanlar küresel ısınma ile kullanılabilir hale geldi. Altın , gümüş , elmas , petrol, doğal gaz , kurşun ve çinko için dünya rezervlerinin %30’u bu bölgelerde bulunuyordu. Bu gelişme başta ABD, Kanada , Rusya ve Danimarka olmak üzere kuzey ülkeleri için son derece önemli bir gelir kaynağı olacaktı.

Vistula Olayı
ABD Küresel Füze Kalkanı Projesi çerçevesinde dünya çapında konuşlandıracağı füze kalkanları için Polonya ile anlaşmaya vardı.Bu anlaşmalar neticesinde ABD hükümeti Polonya sınırları içerisindeki Vistula Nehri boyunca füze kalkanları yerleştirecekti.
Rusya bu durumdan hoşnut kalmamıştı.Generaller açıklamalarında Polonya’nın %100 hedefleri haline geldiğini bildirdiler.Rus yetkililer ABD’nin Rusya’ya coğrafik olarak yakın olan ülkelere füze kalkanları yerleştirmesinin cezasız kalmayacağını açıklıyordu.
III. Dünya Savaşı

Çin-Rus işbirliği ile CSTO’nun genişletilmesi
2011 Sohbaharına girilirken ABD Balkanlar ve Kafkasya’daki savunma sistemlerini arttırıyordu.Rusya durumdan memnun kalmadı ve Çin ile beraber ortak hareket etme kararı alındı.Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Kırgızistan, Beyaz Rusya ve Tacikistan’dan oluşan mevcut CSTO’ya Çin, İran, Afganistan ve Kuzey Kore katıldı.Asya’da dev bir askeri güç oluşmuştu.
Tahmin edildiği gibi Çin’deki ekonomik büyüme devasa boyutlara ulaşamadı.İnsan gücüyle üretim uzun vadede karlı çıkmadı.Çin halkı zenginleştikçe ülkedeki kaynak ve tüketim ihtiyaçları artıyor, işçi problemleri oluşuyor ve halk kontrol edilemez hale geliyordu.Ekonomik kriz ülkede merkezi devletin gücünü zayıflattı.Yabancı yatırımcılarla dolu Çin toprakları halk üzerinde geleneksel yabancı düşmanlığını uyandırdı.Bölgeler arası rekabet tekrardan başladı.
Elindeki asker gücünü stratejik bölgeleri sömürgesi haline getirebilmek için kullanmaktan başka bir çaresi kalmayan Çinliler Rusya ile anlaşarak Polonya ve ABD’ye savaş açtı.

Avrupa Devletlerinin çekimser politikaları ve NATO’nun dağılması
Doğuda yaşananlar karşısında sadece politik ve ekonomik ambargolar uygulamayı tercih eden Fransa ve Almanya NATO’yu pratik olarak bitirir.Çünkü Washington Antlaşması ile NATO üyesi ülkeler ortak savunma için yeteneklerini geliştirmeyi, herhangi bir üyenin toprak bütünlüğü, siyasî bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir.

Doğu Avrupa Cephesi
Polonya, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ile Beyaz Rusya üzerine kadar ilerleyen Çin ve Rus orduları savaşa başlarlar.ABD ve İngiltere’ye ait birlikler müttefiklerini desteklemek için kilit noktalara çıkartmalar yapar.

Doğu Anadolu Cephesi
Rusya , Ermenistan ile anlaşarak Gürcistan’a saldırır.Önceden kalmış tüm hesapları kapatmak ve askeri gücünü kullanarak topraklarını genişletmek düşüncesindedir.Türkiye etrafında yaşanan bunca olaya yeterince sessiz kalmıştır.Kilit bir operasyon ile Rusya ve Ermenistan’a savaş ilan eder.Azerbaycan’ında savaşa katılmasıyla Ermenistan kısa sürede düşer.Artık Türk ordularının hedefi Kafkasya’daki sınırlarını gerektiğince ilerletmektir.

Orta Doğu Cephesi
Yaşanan su problemleri Orta Doğu ülkelerinde büyük problemlere yol açmıştır.Topraklarını genişletme vaktinin geldiğini düşünen İsrail Lübnan ve Suriye’yi istila eder.Biryandan müttefiki Rusya’ya yardım etmek zorunda kalan İran ise öte yandan İsrail’in genişlemesini istememektedir. Bunun yanı sıra devin uyandığını ve durmaksızın ilerleyeceğini öngören İsrail Irak Kürtleri ve PKK’yi destekleyerek ve Kürt milliyetçiliğini ateşleyerek yeni bir cephe oluşturma ve Türkiye’yi durdurma planı yapar.Tahmin edildiği üzere Türkiye’de bir iç savaş çıkmaz.Türkiye Kürtleri ülkeleri için savaşırlar.PKK teröristleri Irak ve İran’a çekilmek zorunda kalır.
Ortadoğu tam bir kaos alanına dönmüştür.Türkiye, İran ve İsrail arasında üçlü bir savaş başlar.

Yahudi lobisinin ihracı ve NATO’nun dirilişi
ABD Hükümeti İsrail’in kendileri ile görüş alışverişi yapmadan radikal kararlar almasını kabullenemez. Beyaz Saray ülke içerisinde politik seferberlik ilan eder.İsrail ile ipleri tamamen koparmak niyetindedir.Mevcut hükümet önceki hükümetlerin vermiş olduğu İsrail taraflı kararların yanlış olduğu konusunda kararlıdır.Lobinin büyük şirket hisselerinde ki gücünün farkında olan ABD Hükümeti yeni yasa tasarıları ile Kanada ve Güney Amerika ülkelerinin yardımı ile bir süre kapalı ekonomiye geçer.
ABD safını belli etmiştir.Bu kararlar NATO’nun yeniden dirilmesine ve müttefik birliklerin beraber savaşmasının başlangıcı olur.ABD, Türkiye, İngiltere, Avustralya, Kanada, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Çekoslovakya tüm cephelerde birlikte savaşa girerler.

Doğu Asya Cephesi
Enerji kaynakları tükenen ve nüfus problemi ile karşı karşıya kalan Japonya gözünü Çin’in doğusuna ve Rusya’nın kuzey doğusundaki yeni yer altı kaynaklarına diker.Geleceğini garanti altına almak için bölgesel bir lider olmak zorundadır.NATO ülkelerinin kabul etmesiyle birlikte Japonya’da savaşa dahil olur.

Avrupa’da yeni askeri oluşum : TAF
Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi savaşın kendilerine sıçramasından endişe duydu ve yeni bir devletlerarası örgütlenme gerektiğini düşündüler.Savaşı bir müddet daha izlemeye ve stratejik kararlar alarak sömürge bölgeleri oluşturmak amaçlı işgaller yapmayı hedefleyen birlik Roma’da yapılan toplantılar ile kuruldu.Birlikte ; Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya, Belçika, Kıbrıs, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Yunanistan, İrlanda, Letonya, Litvanya, Hollanda, Portekiz, Slovakya, İspanya ve İsveç bulunuyordu.

Kış Savaşı
Türkiye’nin bir çok cephede savaşa girmesini kendileri açısından avantaj olarak gören başta İtalya ve Yunanistan olmak üzere TAF Birlikleri 2012 yılının Ocak ayında Türkiye’ye savaş ilan ettiler.Balkanlar üzerinden ilerleyen TAF birlikleri Çanakkale kapılarına dayandı ve Türk-Bulgar birlikleri ile çatışmalar başladı.Aynı anda Ege denizinde büyük bir deniz savaşı sürüyordu.Tarih tekerrür etmişti.İstanbul’u hedef alan TAF Birlikleri için Çanakkale’yi geçmek kolay olmayacaktı.

Avrupa Savaşı
Varşova’nın düşüşünden sonra CSTO Birlikleri Avrupa üzerinde ilerleme kararı aldılar.Kısa sürede Berlin,Paris ve Milano istila edildi.Avrupalılar kapana sıkışmıştı.Kendine yeni bir Amerika arayışı içerisinde olan İsrail TAF Birliklerine yardım etti.Akdeniz’i doğal set olarak kullanan Avrupalılar Kuzey Afrika’ya çekildiler ve yeni oluşum içerisine girmeye çalıştılar.

Biyolojik Savaş ve Luella Virüsü
III.Dünya Savaşı yerkürenin dört bir yanında devam ediyordu.Avrupalılar ve İsrail Çin durdurulursa yeniden güçlenebileceklerini düşündüler.İtalya’nın örgütlediği Gladio birlikleri tarafından İsrailli bilim adamlarınca geliştirilen bir çeşit Sinir Virüsü Çin topraklarına yayıldı.Bu virüs insanın sinir sisteminde ciddi hasarlara ve ruhsal-psikolojik bunalımlara yol açıyor, hastaların halisülasyonlar görmesine, paranoyaklaşmasına ve saldırganlaşmasına sebep veriyordu.
Virüs kısa süre içerisinde Çin’in tamamını etkisi altına aldı.Çin ordusu ülkesi içerisinde çıkan bu hastalık sonucunda ordusunun bir kısmını geri çekmek zorunda kalmıştı.
TAF’ın planı tahmin ettiği gibi gitmedi. Radyoaktif dalgalar yüzünden cilt hastalıkları ile boğuşan insanlar üzerinde virüs kendini değiştirdi. Bağışıklık sistemini yok eder hale geldi. Hastalar gördükleri halisülasyonlar ile akıl almaz şeyler yapıyorlardı. İsrail’in tahmin ettiği yayılma oranının on katına kadar hızlanan virüs kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına aldı.

“Kim kazanırsa kazansın, insanlık kaybetti.”
Dünya Savaşı yerini virüs ile savaşa bıraktı.İnsanlar virüsten korunmak için karantina bölgeleri oluşturdular. Hastalıklı kişiler tedavi bulunmadığından diğerleri tarafından öldürülüyordu. Temiz çıkanlar ise bölgeleri terk etmemek şartı ile kurulan koloniler içerisinde yaşam mücadelesi vermeye başladılar.Tüm dünyada tahmin edilen ölüm oranı %80’leri geçmişti.
Koloniler hayatlarını garanti altına alarak yaşam mücadelesi vermeye,yeniden üretime başladılar.Evler, fabrikalar, tesisler, üsler kuruldu.Artık kim dost kim düşman belli değildi. Herkes hayatta kalmak için elinden geleni yapıyordu.
Beylik zamanlarında ki gibi yaşamaya başlayan insanlar kolonileri için canla başla çalıştılar.Yiyecek ve barınma ihtiyaçları için tesisler kurdular.Virüs’ten korunmak için araştırmalar yaptılar.Ve belki eski düşmanları geri döner diye insilah‘ı bırakmadılar.
*insilah : silahlanma.
